Salı, Ekim 22, 2019

MSGSÜ Çocuk Konservatuvarı Müzik, Bale ve Koro Sanat Dallarında eğitim veren ilk ve tek konservatuvardır

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Konservatuvarı Devlet Konservatuvarı ortaokul, lise devresinden oluşan hazırlık birimleri, dört senelik Lisans devresi ve sonrasında Yüksek Lisans ile Sanatta Yeterlik diplomalarına uzanan uzun bir süreçte eğitim vermektedir.
Diploma programlarının yanında, yarı zaman sertifika programı ile tam zamanlı sisteme hazırlık ve alternatif sunarak öğrencilere eğitim imkanı sunmaktadır.

2012 yılında açılan Çocuk Konservatuvarı ise konservatuvar eğitim yolculuğumuzun ilk basamağını oluşturmaktadır. Orff-Schulwerk yaklaşımıyla yapılandırılan müzik bölümü, bale sanatına hazırlık algısıyla yapılandırılan bale bölümü ve çok sesliliğin en önemli yapı taşlarından olan koro sınıflarından oluşan Çocuk Konservatuvarı’nın amacı, sanatçı adaylarına alt yapı sağlamaktır. Kurslara devam eden öğrenciler konservatuvar öğretim elemanları tarafından gözlenip yönlendirilmekte ve konservatuvardaki gelecekleri şekillendirilmektedir. Bununla beraber, en doğru temelleri alan öğrenci, bilinçli bir dinleyici olma yolunda ilerlerken verimli bir hobiye dönüştürebileceği enstrümanları da tanır.
Vücudunu doğru kullanmak adına gerekli alt yapıyı edinir.

Çocuk Konservatuvarı ilköğretim ilk ve ikinci sınıfa başlayacak olan tüm çocuklara açıktır ve sınavla öğrenci kabul etmektedir. Öğrencilerimiz, Piccolo ve mezzo adını verdiğimiz sınıflarda görecekleri iki senelik bu ön eğitimin ardından, giriş sınavlarında da başarılı olmaları durumunda yarı zaman sistemine başlayarak, sanatçı olma yolundaki sağlam adımlarını atmaya başlamaktadır.

MÜZİK (Orff Eğitimi)

Orff-Schulwerk bir düşünceyi, hikayeyi, yaşantıyı beden diliyle, hareket ederek, devinimle, dansla, sözle, şarkıyla, müzikle, enstrüman kullanarak anlatımdır. Orff-Schulwerk “yaparak-yaşayarak öğrenme” bakımından en etkili yaklaşımlardan biridir.
Orff-Schulwerk çalışmalarının içeriğinde, bedenin hareketlerle hazırlanması, konuşmaların kullanılması, seslerin ritimlendirilmesi, bu ritimlerin müzik haline gelmesinde bir dizi yaratıcı süreç vardır. Her aşamasında vazgeçilmez olan şey ‘’oyun‘’ dur.
Oyunlarda birlikte ve birbirinden öğrenme; müzik ve dans çalışmaları yollarıyla yapılır. Öğrencilerin birbirleriyle veya öğretmenle yer değiştirerek sürdürdüğü oyunlarla konu aktarılır. Bu yolla öğrencilerin bireysellikleri teşvik edilir, kendi yaratıcı kişiliğini ve birlikte oluşturma becerisini yaşayarak görür.
Doğaçlama: kendi içinde olanı müzik ve dans yoluyla ortaya çıkartmak ve ifade etmektir. Öğrenciler yapabilmekle yapamamak arasındaki sınırlarını öğrenip tanır ve böylece kendi yeteneklerini geliştirirler.
Çocuklara fikir verip hayal gücü uyandırılır. Seslerle oynama, deneme, yanılma ve diyalog içinde müzik yapmak, zamanı ve ritmi saymadan hissettirmek, çocukların etkinliğe kendilerinden bir şeyler katmalarına izin vermek önemlidir.

Çocuklar arkadaşlarıyla konuşur, şarkı söyler, dans ederler. Soru-cevap, birleştirme ve keşif oyunlarıyla iletişim kurarlar. Kendileri ve çevrelerinden algıladıklarıyla, öğrenme ortamında bir seyirci değil aktif birer katılımcı olurlar.
Derslerimizde kullandığımız; küçük vurmalılar, davullar ve Carl Orff ve Karl Maedler’in birlikte çalışmaları sonucunda geliştirilen ksılofon, metalofon, glockenspiel gibi enstrümanlar, içsel hareketlerin doğrudan sese dönüştürülmesine olanak sağlar. Bu çalgılar, insanın kendini ifade etmesine yarayan organları gibidir, hem grup içinde müzik yapmak için hem de bireysel doğaçlama ve beste yapmak için kullanılırlar.
Orff-Schulwerk’te bütün duyu organları etkin bir şekilde kullanılır. Çocuğun dikkat, algı, dinleme, konuşma, bedenini kullanarak anlatma ve yorumlama gibi iletişim becerileri gelişir. Böylece çocuk kendi fikir ve düşüncelerini hareket, ritim ve müzik gibi farklı yollarla ifade etmede gelişir. Grupla yapılan bir etkinlik olduğundan, işbirliği yapma, iletişim kurma becerilerini güçlendirir.

KORO

İnsan belki de önce kendi sesini keşfeder, kendi sesini ve o sesin bir topluluk içindeki yankısını, katkısını… Konservatuvar, şimdi her yaştan çocuğu bu keşfediş sürecine katılmaya, müziğin coşkulu ve hüzünlü yanlarını yaşıtlarıyla birlikte tanımaya, kendi müzikal potansiyellerini ortaya çıkartmaya, geliştirmeye çağırıyor.

Koroda söylemek, çocukların içindeki pek çok potansiyelin erken yaşta açığa çıkmasını sağlayacak, onlara sağlam bir müzikal temel kazandırırken birlikte müzik yapmanın heyecanını yaşatacak. Kendini ifade edebilmenin, ifade biçimlerini çeşitlendirmenin, zenginleştirmenin yolu, dili ve kendi sesini beceriyle kullanabilmekten, çevresindeki seslere duyarlı olabilmekten geçer.

Deneyimli, titiz konservatuvar öğretmenleri yönetiminde yapılan koro çalışmaları bir yanıyla müzikal bir oyun ve eğlence, ama aynı zamanda iç-disiplini sağlayan bir program temelinde tasarlandı. Şimdi hepinizi bekliyoruz…

BALE EĞİTİMİ

Çocuk Konservatuvarı Bale Bölümü Programı; Mimar Sinan Üniversite’si İstanbul Devlet Konservatuvarının uzman hocaları tarafından oluşturulan ve uygulanan, geleceğin dansçıları ve sanat severlerini yetiştirmeyi hedefleyen bir programdır. Çocukların bale sanatı ile bedenini tanıma ve müzikle uyumlu hareket etme temelinden hareket ederek, esneklik ve koordinasyonun en yalın haliyle öğretim ve uygulamaların yapıldığı çalışmaları içerir. Programın amacı baleye gönül veren herkese kendi fiziksel sınırları ve olanakları içinde temel bale hareketlerini uygulamaya olanak sağlayacak koordinasyon, güç ve esnekliği kazandırmaktır. Çocuk Konservatuvarı’nda öğrenci vücut ağırlığını taşımak için gerekli olan kuvveti geliştirmeli, dengeyi anlamalı, bacak kaslarındaki itme, çekme ve yakalama refleksini çalışmalıdır. Dans etmek için çok önemli olan vücut koordinasyonu ve ritim duygusunun da geliştirilmesi hedeflenir.

Bu çalışmalar sırasında gerekli aşamaları kaydeden ve bedensel gelişimi bale için uygun olan öğrencilerin konservatuvar yarı zamanlı bale eğitimine geçişleri önerilir.

Çocuk Konservatuvarı Bale Bölümü’nün hedefleri arasında; katılımcıların profesyonel bale sanatçısı olmak üzere eğitimleri kadar; gelecekte sanatı seven, ilgili, geniş vizyonlu bireylerin oluşabilmesi için temel bir katkı sunabilmek de vardır.